• GİRİŞ TARİHİ
  • ÇIKIŞ TARİHİ
  • YETİŞKİN
  • REZERVASYON
HABERLER & FIRSATLAR
  • KATEGORİLER
  • ETİKETLER
  • GÜN

ISABELLE VAN KEULEN TOPLULUĞU ALMANYA SEFARETHANESİ BAHÇESİ'NDE ESTİ

  • 20 HAZ 2016
  • GEÇEN YIL

Isabelle Van Keulen Topluluğu 16 Haziran akşamı Almanya Sefarethanesi bahçesinde dinleyicilerine unutulmaz bir konser verdi. Satışa çıktıktan kısa bir süre sonra biletleri tükenen konseri açık havada bine yakın kişi izledi. Festivalin konaklama sponsoru olan The Marmara olarak Isabelle Van Keulen ile sound check sonrası müzik ve İstanbul hakkında hayranlarının ilgisini çekeceği kısa bir söyleşi yaptık.

- 2011 yılındaki buluşmanızın ardından dünya çapında hızla artan bir hayran kitlesine sahip oldunuz. Birbiri ile çok uyumlu, birbirini çok iyi anlayan ve harikulade işler ortaya koyan 4 müzisyenin bir araya gelmesinin dışında bu başarının sebebi nedir?

- insanlar ismimiz olduğu için ve farklı bir müzik yaptığımız için bizi izlemeye geliyorlar. Biz müziğimizle hem ekip içinde hem de seyircilerle iletişim kurabiliyoruz, duygulara hitap edebiliyoruz ve bu seyircilerin hoşuna gidiyor. 

- Yaptığınız müzik gayet basit fakat herkesi derinden etkiliyor. Sizce müziğinizin insanları etkilemesindeki en büyük etken nedir?

- Öncelikle tanınabilirlik. Yaptığımız müzik çok düz, hayattan bir şey konuşuyormuş gibi, bunda interaktif olmasını sağlıyor. Interaktif, tanımlayacak en doğru kelime bu. 

- Klasik müzik ile kendi müziğinizi birleştirerek bir farklılık yarattığınızı düşünüyor musunuz?

- Evet her iki yönde de ilerliyorum. Piazzolla’nın müziğinden klasik pek çok şey öğrendim. Violinim ile Mozart’tan çok daha farklı renkleri buluyorum. Bu şekilde daha iyi bir iletişim sağlıyorum. 2011 den beri çok ilginç bir yolculuktayım. Klasik müziğimi daha da geliştiriyorum. Çok daha özgür olduğumu düşünüyorum.

- Biletler satışa çıktıktan hemen sonra tükendi, insanların size bu denli ilgi göstermesi sizi mutlu etti mi?

- Kesinlikle... İnanılmaz mutlu oldum. İnsanlar bizi dinleyip, biraz ne yaptığımızı anladığında seviyorlar.

- Daha önce İstanbul’a geldiniz. İstanbul hakkında ne düşünüyorsunuz?

- 7-8 kere geldim İstanbul’a. Burayı çok seviyorum. Burası tam bir karışım. Asya’yı, Avrupa’yı ve dinleri birbirine bağlayan bir şehir.

- Bazı müzisyenler müziğin tonlarını renklerle bağdaştırır. Sizin notalarınızın renkleri nedir?

- Ben sürekli renkleri görürüm. Öğrencilerimle konuştuğumda, kırmızı, mavi, gibi renkleri gördüğümü söylerim. Babam ressam olduğu için renklerle büyüdüm. 

- O halde bütün sesleri renklerle birleştiriyorsunuz öyle mi?

- Aynen öyle. 

- Yalnız olduğunuzda hangi müzisyeni dinlemeyi tercih ediyorsunuz?

- Muhtelemen Piezzolla. Ayrıca Bach çalmayı da çok severim. Bach da Piazzolla gibi önemlidir. Bazen büyük senfonileri de dinlemeyi tercih ediyorum.

-Pekala, sizi tekrardan İstanbul’da görmek çok güzel. İyi bir konser dilerim.

-Teşekkürler.

 

BLOGGER
CEM KARAKUŞ
    LÜTFEN OTEL SEÇİN